Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatında heyecan verici bir gelişme yaşandı. “Huzur” ve “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” gibi ölümsüz eserlerin yazarı olan Tanpınar’ın, bugüne kadar literatürde izine rastlanmayan son hikâyesi “Bu Her Akşam Böyledir”, araştırmacı yazar Necati Tonga tarafından gün yüzüne çıkarıldı.


Araştırmacı Necati Tonga, metni aslında oldukça ulaşılabilir bir kaynakta; 1955 yılında basılan Varlık Yıllığı içerisindeki “Yeni Hikâyeler 1956” antolojisinde buldu. Metnin bugüne kadar fark edilmemiş olmasını şaşkınlıkla karşıladığını belirten Tonga, Tanpınar uzmanı olmasına rağmen bu satırlarla ilk kez karşılaştığında büyük bir heyecan duyduğunu dile getirdi.
Tanpınar’ın yazınsal yolculuğunun “Son Noktası”
“Bu Her Akşam Böyledir”, yazarın bu türde ulaştığı son aşamayı göstermesi bakımından tarihi bir öneme sahip. Metnin özellikleri ise şöyle tanımlanıyor:
- Gerçeküstü Öğeler: Yazarın ilk hikâye kitabı “Abdullah Efendi’nin Rüyaları”ndaki atmosferi andıran yoğun gerçeküstü unsurlar barındırıyor.
- Tematik Süreklilik: Tanpınar’ın vazgeçilmez temaları olan “ev” metaforu, karamsarlık ve rüya estetiği bu metinde de derinlemesine işleniyor.
- Sinematik Yapı: Hikâye, kurgusu ve betimlemeleriyle sinema sanatıyla doğrudan ilişki kurulabilecek kadar görsel bir anlatıma sahip.
Külliyat yeniden şekilleniyor
Yazarın 1956 yılında yayımlanan ancak 70 yıl boyunca gizli kalan bu son hikâyesi, Tanpınar’ın anlatı dünyasının sınırlarını bir kez daha genişletiyor. Necati Tonga’nın hazırladığı bilimsel makale ile akademik dünyaya sunulan bu keşif, usta yazarın “hikâyeci” kimliği üzerine yapılan çalışmaları yeniden canlandıracak nitelikte.

