Çernobil’in izleri “Toprakaltı” sergisinde

Sanatçı Onur Gökmen, 1986 yılında gerçekleşen Çernobil nükleer faciasının Türkiye üzerindeki yıkıcı etkilerini ve o dönem saklanan gerçekleri “Toprakaltı” başlıklı sergisiyle sanatseverlerin dikkatine sunuyor.

Bankalar Caddesi’ndeki Merkez Bankası binasında yer alan sergi, radyoaktif kirliliğin Karadeniz çayı üzerindeki izlerini bilim, medya ve siyaset ekseninde tartışmaya açıyor.

Serginin ilk ayağı, o dönem gerçeklerin ortaya çıkması için büyük mücadele veren Prof. İnci Gökmen ve Ali Gökmen’in anlatımlarına dayanan belgesel bir çalışmadan oluşuyor. Sergi, facianın hemen ardından Trakya ve Karadeniz üzerinden geçen “radyasyon yüklü bulutların” askeri radarlarca saptanmasına rağmen halktan nasıl gizlendiğini ve üniversitelere getirilen araştırma yasaklarını tarihsel bir dille aktarıyor.

Mizahın gücüyle yüzleşme: “Az radyasyon sağlığa iyi gelir”

İkinci bölüm ise bir televizyon stüdyosu kurgusu üzerinden dönemin bürokrasisini ve medya dilini eleştiriyor. Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın kameralar önünde çay içerek sarf ettiği “Az radyasyonlu çay sağlığa iyi gelir” şeklindeki kara mizah örneği açıklamaları, sergide sanatın diliyle yeniden yorumlanıyor. Sanatçı Onur Gökmen, bu bölümde devlet adamlarının ve bazı bilim insanlarının gerçekleri örtbas etme çabalarını etkileyici bir kısa film ve seslendirmelerle izleyiciye sunuyor.

“Çay içme özgürlüğü” ve toplumsal aymazlık

Sergi, sadece siyasi sorumluları değil, o dönemin toplumsal tepkilerini de hatırlatıyor. Gazetelerin ve kurumların çay satışını yasakladığı günlerde, tehlikenin farkında olmayan kesimlerin “çay içme özgürlüğü” talebiyle yaptığı eylemler, yaşanan bilgi kirliliğinin ve aymazlığın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Sergi, Salt Galata Bankalar Caddesi’ndeki Merkez Bankası binasında iki ayrı salonda ziyaret edilebilir. Çalışmalar, Türkçe ve Almanca çevirileriyle uluslararası bir perspektif sunuyor.

“Toprakaltı”, geçmişin susturulan çığlığını bugünün sanatıyla yeniden duyururken; İnci Gökmen, Ali Gökmen, Olcay Birgün ve Aykut Gence gibi bu uğurda mücadele veren isimlere de bir saygı duruşu niteliği taşıyor.